Amsterdam Gezi Rehberi

Bu yazıdaki durağımız; herkesin kalbini bir sebeple çalmış olan Avrupa’nın şirin kanallar diyarı Amsterdam. Yıllar önce ziyaret ettiğimde gördüğüm en güzel 3 şehrin arasına aldığım, kendine has bir enerjisi olan ve bana göre dünyadaki en havalı yerlerden biri olan Amsterdam’ı gelin beraber gezelim. Yazı biraz uzun oldu ama Amsterdam’a gideceklerin / şehir hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin tüm soru işaretlerini giderecek bir rehber haline geldi bence. 🙂

  • Başlamadan önce birkaç genel uyarı yapayım. Öncelikle seyahat zamanınıza iyi karar vermelisiniz, çok üşüyen bir insansanız kışın gitmenizi tavsiye etmem. Yazın bile montlarla gezilen Amsterdam’ı dayanılmaz soğuk ve karanlık havasında hiç sevemezsiniz, yazık olur.
  • Amsterdam çok ucuz bir şehir değil. Yeme içmeye alternatif yaratabilseniz de konaklama, müze ücretleri ve ulaşım pahalı denilebilecek düzeyde. Gitmeden sağlam bir bütçe planı yapıp nereye ne kadar harcayacağınızı belirlemekte fayda var.
  • Şehir dümdüz olduğundan yürüyerek rahatlıkla gezilebilir ancak zamanınız kısıtlıysa tramvay kullanabilirsiniz. Tek kullanımlık biletler 2,90 euro olduğundan haftalık ya da günlük biletlerden almak daha ekonomik oluyor.
  • Ben bisiklet kiralarım mis gibi dolaşırım diyebilirsiniz. Eğer böyle bir planınız varsa yollarda gözünüzü dört açın hatta yaya olarak da gezerken gözünüzü dört açın. Çünkü Amsterdam’da bisikletliler manyak arkadaşlar. Ve az buz da değilller 1 milyona yakın bisikletten bahsediyoruz. Trafikte yayalardan bile öncelikliler, inanılmaz hızlı bisiklet sürüyorlar. Nasıl olsa yaya geçidi durmak zorunda diye düşünüp kendinizi yola atarsanız 2.80 yere yapışırsınız. En iyi ihtimalle de son dakikada sizi sıyırıp geçen bisiklet sürücüsünden okkalı bir küfür yersiniz. Ben şahsen, farklı dillerde bu şerefe nail olmuş biri olarak sizi uyarmayı borç bilirim.

Amsterdam’da ne yapalım?

amsterdam-kanal-turu

Amsterdam Kanalları

Kanal Turlarında Amsterdam’ı keşfedelim!

Amsterdam’da yapabileceğiniz en keyifli aktivitelerden biri kanal turu. Nehir kenarında sıralanan geleneksel Amsterdam evlerini ve bot evleri keyifli bir şekilde gezebilir, kanallar ve şehir ile ilgili ilginç bilgiler öğrenebilirsiniz. Bana en enteresan gelen bilgilerden biri, tüm şehrin tahta kütükler üzerine kurulmuş olmasıydı. Kentin tabanı çamur ve bataklık olduğu için üzerine yapılan binaların sabit kalması için toprağın altına kazıklar çakılmış. Bazı evlerin eğimli olmasının sebebi de yıllar içinde eskiyen ve eğilen kazıklarmış! Nehir kıyısındaki evler çok şirin görünse de  günümüzde fahiş fiyatları nedeniyle oturum için pek tercih edilmiyormuş. Bu evlerde yaşamak ve hatta eşyalarınızı taşımak bile pek konforlu sayılmaz. Dik merdivenlerden dolayı ev sahipleri büyük mobilyaları ve eşyaları üst katlara taşımak için kaldıraçlar inşa etmişler.

amsterdam-kanal.JPG

Amsterdam Kanalları

kanal-evleri

Eğilmeye başlamış kanal evleri

Kanal turu esnasında birçok ünlü köprüyü ve  yapıyı da göreceksiniz. Filmlere konuk olan Skinny Bridge ve Amsterdam’ın en dar evi bunların arasında. Kanal turu düzenleyen birçok şirket mevcut, fiyatlar da aşağı yukarı benzer, 16-18 euro arası değişiyor. 1-,5 saatlik gezi turlarının yanı sıra hop-on hop-off denilen belli duraklarda indi bindi yapabileceğiniz turları da tercih edebilirsiniz.

Bin bir çeşit müze gezelim!

Şüphesiz Amsterdam bir müzeler cenneti. Çok fazla müze fanı olmasam da Amsterdam’ın müzelerini es geçemem. Eğer sağlam bir müze gezisi planlıyorsanız güzel indirimler sağlayan I Amsterdam kartını edinmenizi öneririm. Gitmeden önce şu linkten online olarak kartınızı alabilirsiniz.

Amsterdam’ın en önemli ve görülmeye değer müzeleri;

* Rijksmuseum: Şehrin en bilinen müzelerinden olan Rijksmuseum’da Rembrandt, Van Gogh gibi ünlü ressamların  eserlerini görebileceğiniz gibi Hollanda tarihi ve hazinesine dair koleksiyonları da inceleyebilirsiniz. Herkesin fotoğraf çekilmeden dönmediği meşhur Iamsterdam yazısı da müzenin hemen arkasındaki alanda yer alıyor.

rijksmuseum.jpg

Rijksmuseum

*Van Gogh Museum: Van Gogh’un 200’den fazla tablosu ve çizimleri ile en geniş koleksiyonuna sahip bu müze mutlaka görülmesi gerekenlerden. Van Gogh’un ünlü eseri ‘Sunflowers’ı da canlı canlı görmeniz mümkün.

*Anne Frank House: 2. Dünya Savaşı esnasında Anne ve ailesinin gizlenerek yaşadığı ev; anıların ve o zamana dair gerçek fotoğrafların/ objelerin sergilendiği bir müze. Oldukça etkileyici ve duygu dolu bir tecrübe yaşayacağınız bu evde Anne’nin savaş günlerine tanıklık ediyorsunuz.  Evden çıktığınızda siz eski siz olmuyorsunuz, tarih bir kez daha sizi insanlığı sorgulamaya itiyor.

anne-franks-house

Anne Frank’ın Evi

*Rembrandt House Museum: Hollanda’lı ünlü ressam Rembrandt’ın evinin müzeye çevrilerek yaşamına dair detaylar ve eserlerinin sergilendiği bu müze, sanat tarihine meraklı olanlar ve 17.-18. yüzyıl döneminde Hollanda’daki yaşama dair izler görmek isteyenler için kaçırılmayacak bir nokta.

*Stedelijk Museum: Dünyaca ünlü sanatçıların modern sanat eserlerini bulabileceğiniz Stedelijk Museum, Amsterdam’ın modern artı en iyi temsil eden müze olarak kabul ediliyor. Resim, heykel, fotoğraf alanında sergilenen onlarca eser ile modern sanattan keyif alanlar için şahane bir tecrübe.

*Nemo Science Museum: Amsterdam’ı çocuğunuz ile ziyaret ediyorsanız kaçırılmayacak bir müze Nemo Bilim Müzesi. Bilim ve teknoloji sergisini gezip, workshoplar, tiyatro performansları izleyebileceğiniz müzede hem siz hem çocuğunuz eğlenerek birçok şey öğrenebilirsiniz. Binanın mimarisi de oldukça ilginç, müze gemi şeklinde  tasarlanmış.

nemo.jpg

Nemo Science Museum

* Madam Tussauds: Londra’daki ile aynı konsepte sahip, ünlülerin gerçeğine çok yakın balmumu heykellerini görebileceğiniz bu müzede vakit geçirmek oldukça keyifli! Bu heykellerle çekileceğiniz fotoğraflar ise tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. 🙂

*Heineken Experience: Heineken’ın tarihi bira fabrikasında Avrupa’nın en ünlü biralarından olan Heineken’ın üretim macerasına tanık olurken bira tadımı da yapabiliyorsunuz. Bir Heineken şişesi olmak nasıl bir şey deneyimlemek isterseniz birçok efektle size bunu yaşatan ‘Brew You Ride’ showuna mutlaka katılın.

Eğer vaktiniz bolsa keşfedebileceğiniz spesifik başka birçok müze bulunuyor. Örneğin çanta meraklıları Museum of Bags and Purses, kedi severler ise Kattenkabinet müzelerini kaçırmamalı.

Parklarda çimlere uzanıp keyif yapalım!

Amsterdam küçük bir şehir olmasına rağmen otuzdan fazla parkı var. Hem şehrin sakinleri hem turistler için harika birer arınma ve dinlenme noktası olan parklarda her mevsim sporunu yapan ve bisikletiyle gezenleri görebilirsiniz. Vondelpark, Amsterdam parkları arasında en bilinen ve turistlerin de en çok tercih ettiği park. Güneşli bir günde ziyaret ederseniz çimlerin üzerinde yayılıp piknik yapmayı ihmal etmeyin! Rivayete göre Hollanda peynirlerinin tadı Vondelpark’da bir başka güzel oluyormuş. Ziyaretiniz kış dışında bir mevsime denk geldiyse Amsterdam’ın çiçek pazarı Flower Market’e uğrayın, rengarenk çiçeklerin arasında kaybolun!

vondelpark.jpg

Vondelpark (Kaynak: Patrick Nouhailler)

vondelpark-2.jpg

Vondelpark (Kaynak: Wikipedia)

Vondelpark’ın şu güneşli hallerini de göremedim, çimlerinde uzanamadım ya bu da bana tekrar gitme sebebi olsun! 🙂

flower-market.jpg

Amsterdam Çiçek Pazarı

Amsterdam Ayaklarının Altında!

Amsterdam’ın kuşbakışı manzarası  şehrin merkezinde yer alan Avrupa’nın en büyük kütüphanesi Openbare Bibliotheek Amsterdam ın terasında size bekliyor! Girişi ücretsiz. Canlı müzik dinletilerine de rastlayabileceğiniz kütüphanede, açık mutfaklarda dünya mutfağı yemeklerinin hazırlandığı ve servis edildiği bir restaurant da mevcut.

amsterdam-public-library.jpg

Amsterdam Halk Kütüphanesi’nden Şehir Manzarası

Şehrin en popüler yerlerinde tur atalım!

Dam Meydanı, Amsterdam’ın en turistik merkezi. Kraliyet Sarayı, National Monument gibi önemli yapıları görebilir, alışveriş tutkunlarının cenneti Bijenkorf’un yirmi bin metre karelik mağazasını ziyaret edebilirsiniz. Koskocaman bu departman mağazasının vitrin dizaynları da çok yaratıcı ve görülmeye değer oluyor.

dam.jpg

Dam Meydanı

Leidseplein ve Rembrantplein meydanları, Amsterdam’ın cafe,bar ve restaurantları ile meşhur her daim ışıltılı ve canlı bölgelerinden ikisi. Gözde eğlence mekanlarının da bu bölgelerde yer aldığını söylemeden geçmeyeyim. Meydanları ışıltılı haliyle görmek ve eğlenen kalabalığa karışmak için mutlaka gece de ziyaret etmenizi öneririm.

Rembrandtplein.jpg

Rembrantplein

Red Light, Amsterdam’ın imza sokaklarından meşhur Kırmızı Fener Sokağı. Her daim turistlerin ilgi odağı olan Red Light’da genel evler, erotik müzeler /  sinemalar, gay barlar yer alıyor. Özgürlükler şehri Amsterdam’da tabii ki bütün bu mekanları yasal çerçeveler içinde gezebiliyorsunuz. Akşamları tek başınıza gezmenizi önermeseler de, aslında Red Light Amsterdam’da güvenlik önlemi en yüksek düzeyde olan yer. Yine de uyuşturucu satıcılarının toplandığı ve yasa dışı satışların yapıldığı akşam saatlerinde tedbirli gezmenizde fayda var.

redlight.jpg

Red Light District

Jordaan, eskiden Amsterdam’da Yahudilerin yaşadığı fakir bir mahalleymiş. Şimdi ise, Yahudilerin bıraktığı kültür mirası ve eşsiz güzellikteki binaları ile kentin en ilgi çeken noktalarından biri olmaya devam ediyor. Jordaan mahallesinin şipşirin sokaklarında dolaşmayı listenize mutlaka ekleyin. Gitmişken Anna Frank’ın evini ve Amsterdam’ın en eski barı Cafe Chris’i ziyaret etmeyi unutmayın.

Jordaan.jpg

Jordaan

Vintage butikler ve tasarım parçalar saatan mağazalar için deliriyorsanız 9 Streets’e mutlaka uğrayın. Bölgede birçok galeri, özel butik ve konsept mağazar bulacaksınız.

V C 9Streets NC.jpg

9 Streets

De Pijp bölgesi, (Latin Quarter olarak da geçiyor) gençler arasında en popüler yerlerden. Bohem tarzda mekanlar ve butiklerle dolu bu mahallede hem birbirinden değişik dükkanlar keşfedebilir, hem Amsterdam’da yerel hayatı gözlemleyebilirsiniz. Açık hava pazarı gezmek olmazsa olmazımız. Amsterdam’ın en büyük pazarı olan Albert Cuypmarkt’ı haftanın her günü ziyaret edebilirsiniz.

Amsterdam yürüyerek gezdiğinizde her mahallesinde, her köprüsünde size görsel şölen yaşatan bir şehir. Kendini film setinde hissettiğin bu özenli, güzel ve kendine has şehri turist olarak birkaç günlüğüne keşfederken bile bu kadar mutlu hissedebiliyorsan, kim bilir yaşamak nasıl olurdu diye aklımdan geçmiyor değil.

Serinin devamında Amsterdam’da ne yemeli-içmeli ve nerelerden alışveriş yapmalı konularını irdeliyoruz. Takipte kalın! 🙂

Reklamlar

One thought on “Amsterdam Gezi Rehberi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s