Flamenko, gurur ve isyanın dansı

Flamenko müziği ve dansı, İspanya denince akla gelenlerin başında değil mi? En sevdiğim, dinlerken içimi titreten bu ezgilerin hikayesini, hazır yeniden flamenko dansına geri dönmüşken sizlerle de paylaşayım istedim. Yazıyı okurken güzel bir şarkının size eşlik etmesini isterseniz:

Flamenko hayranı olan biri olarak söyleyebilirim ki, kimine fazla agresif ve rahatsız edici gelebilen bu müzik ve dans türü, geçmişte nasıl doğduğunu öğrendiğinizde çok daha saygı uyandıran bir hal alıyor. İçinde flamenko aşkı olanlar ise bir kere bulaşınca bu tutkuya nasıl kapılıp gidildiğini zaten çok iyi biliyordur. 🙂

f34640c0febee65417c0df370c06edfa

Kuşkusuz flamenko; tutkunun, başkaldırının, gurur ve hüznün buluştuğu bir dans. Endülüs Bölgesi’nde, Güney İspanya’nın kendi folklorik müziği ile çingenelerin aynı kültürden yaratmış oldukları müziğin bir araya gelmesinden flamenko ezgileri oluşmuş. Yerli halk, İspanyol Yahudileri ve çingeneleri 15. Yüzyılda başlayan ve yüzlerce yıl devam eden bir dönemde; gördükleri baskıya, ayrımcılığa ve zulme karşı kendilerini ifade etme biçimi olarak flamenko müziğini ve dansını yaratmışlar. Acılarını, mutsuzluklarını ve neşelerini flamenko ile ifade etmişler. Flamenko’daki sert duruşlar ve hareketler hep bu yaşanmış haksızlıkların sonucu olarak dansın ifadesini etkilemiş.

Flamenko şarkıları, farklı stillerde gruplanmış. Üç ana stilden biri olan Cante Grande/ Cante Jondo  ölüm, keder ve din gibi en karanlık konuları işleyen, Cante Intermedio yine dokunaklı ancak daha serbest stile sahip olan ve doğu ezgilerini de içinde barındıran türdür. En hafif duyguları geçiren, daha eğlenceli ve neşeli tür ise Cante Chico’da ise  işlenen konular genellikle aşk ve mutluluktur.

Flamenko müziği;  Alegrias, Bulerías, Tangos, Rumba, Sevillanas gibi pek çok farklı alt gruba ayrılır. Müzik vazgeçilmez olsa da sadece ellerle tutulan ritm de  (palmas denir)  bir flamenko dansçısı için yeterlidir. Dansçıları ve müzisyenleri coşturmak amacıyla seyirciler sık sık Ale! Ole! nidaları ile beğenilerini ifade ederler. Ole kelimesinin ise  12.yy’da kullanılan Allah kelimesinden geldiğine dair bilgiler de mevcuttur.

Dansta en önemli özellik, ayaklar ve kolları bağımsız olarak ama aynı zamanda ahenk içinde hareket ettirmektir. Ayak vuruşlarının planta, tacon, golpe gibi isimleri vardır ve bu vuruşlar peşi sıra uygulanarak dansın akışı oluşturulur.

Flamenko dansının olmazsa olması kendine özgü kıyafetleri ve ayakkabılarıdır. Kadın dansçıların kıyafetleri genellikle vücuda oturan, volanlı ve desenli uzun etek ve elbiseler olurken, erkeklerde ise yüksek belli pantalona bir kuşak eşlik eder. Ayakkabılarda ise yeterli sesin çıkması için topuk ve çivi olmazsa olmaz detaydır. Müziğin olmadığı yerde topuk seslerinin dansa yarenlik ettiğini ve ritm sağladığını unutmayalım.

Kıyafetler dışında aksesuarlar da sahne şovlarında hem görsellik hem müziğe eşlik için kullanılır. Peinetas adı verilen taraklı tokalar, çiçekler, yelpazeler görselliğin etkisini arttırırken, castañuelas de ritme eşlik için kullanılır.

İspanya’ya yolu düşen herkes, mutlaka bir flamenko gösterisi izlemek ister ve izlerse çok da iyi yapar. Çünkü her ne kadar flamenkonun ünü sınırları aşmış olsa da en iyisini doğduğu  topraklarda izleyebilirsiniz. Endülüs Bölgesi; Granada, Sevilla, Cordoba gerçek flamenko showlarını izleyebileceğiniz yerlerdir. Özellikle Granada’da (gitano’ların) İspanyol çingenelerinin hala yaşadığı bölge olan Sacromonte’de saf flamenko ruhunu, müziğini ve dansını deneyimleyebilirsiniz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s