Toskana: Bir hayalden daha fazlası – Bölüm 1

İtalya sevdamı yüz bininci kez ifade edeceğim bloğumun 11. Yazısına hoşgeldiniz. Seviyorum merkez! Ne yapayım? 🙂 Siz de havayolu şirketlerinin promosyon sayfalarında ilk iş İtalya şehirlerini arayanlardansanız yan koltuğuma geçiverin. Bu sefer beraber Toskana bölgesini gezeceğiz. Yeşilin her tonunu ve sonsuzluğa uzanan üzüm bağlarını görmeye, bin bir çeşit şarapları ile sarhoş olmaya, her çıktığınız tepede huzurun sizi kucaklamasına hazır olun. Hazır mısınız? O zaman başlıyoruz.

IMG_5028

Toskana seyahatinizi planlarken vakit kaybı yaşamamak için Floransa’ya uçak bileti araştırmanızı tavsiye ederim. Biz Roma’ya ucuz bilet yakaladığımız için buradan araba kiralayarak kuzeye doğru yol aldık. Hareket noktası olarak bizim gibi  Roma’yı seçecekseniz 3,5 – 4 saatlik bir araba yolculuğunu göze alın. Araba demişken, bir tur tercih etmediyseniz ve bireysel olarak gezecekseniz Toskana’da araba kiralamak en mantıklısı. Sadece İtalya değil, herhangi bir Avrupa ülkesinde araba kiralayacaksanız dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var ki sizi uyarmak boynumun borcu:

  1. Araba kiralama ücreti, kiralama şirketlerinin web sitelerinden yapacağınız online rezervasyonlarda ödeyeceğiniz para ile sınırlı kalmıyor. Sözleşmeyi imzalarken size mutlaka bir sigorta ücreti dayatılıyor. Herhangi bir kaza, çalıntı durumunda ödemeniz gereken tazminatı göze alamayacağınız için sigortayı kabul etmek mantıklı olsa da bu ekstra ücreti göz önünde bulundurarak aracınızı seçmenizi öneririm.
  2. Yollarda çok fazla hız kontrol noktası var. Siz siz olun Toskana’nın güzelliklerine dalıp hız limitlerini aşmayın. Bu noktada, radara yaklaşırken sinyal verip uyaran navigasyon cihazları yardımınza koşabilir.
  3. İster büyük şehirlerde ister küçük kasabalarda geziyor olun, aracı park edeceğiniz noktayı çok dikkatli seçin. Park cezaları en çok can yakan cinsten ve şehrin her noktasında yer alan kameralardan kaçmanız pek mümkün değil. En güveniliri tabii ki ücretli bir otopark bulup park etmek. Ama park parası vermek istemiyorsanız, size tavsiyem aracı mutlaka eski şehir diye geçen centro historico dışında bırakın ve park ettiğiniz alanın beyaz çizgili olmasına dikkat edin. Yeşil, sarı ve mavi çizgili alanlardan uzak durun.

Ulaşımdan sonra aklımızı kurcalayacak diğer bir soru da konaklama. Eğer odam temizlensin, güvenliğinden emin olayım derseniz her zaman otel tercih etmeniz yerinde olur ancak benim tavsiyem yüzde yüz bir Toskana evini / odasını kiralamanız ve sanki yılın 3 ayını Toskana’daki bağ evinizde geçiriyormuşcasına bu deneyimi yaşamanızdır. 🙂 Gitmeden 1 ay önce airbnb‘ye göz atmaya ve ev sahiplerine yazmaya başlayabilirsiniz. Lokasyon olarak Siena tam orta noktada olduğundan tercih edilebilir. Biz evimizi Siena’ya 1 saat uzaklıktaki küçük bir Toskana kasabası olan Gambasi Terme’de kiraladık. Tabii ki bu tercihimizde önceden bu evde kalmış olan kuzenlerimin referansı ve paylaştıkları fotoğraflar etkili oldu. 🙂 Okuyorlarsa kendilerine tekrar teşekkür ediyor ve ilgilenenler için kaldığımız evin linkini de şuraya koyuyorum.

Bu bilgilendirmelerden sonra, gelelim en önemli noktaya, yani gezi rotası çizmeye. Eğer 1 hafta ya da daha fazla kalacaksanız rahat rahat istediğiniz şehirleri gezme imkanınız olacaktır. Ancak daha kısa süre kalacaklar için biraz daha sıkıştırılmış bir program gerekebilir. Yine tercih meselesi olarak en önemli turistik merkezleri geniş zamana yayarak gezebilir ya da şehirlerde / köylerde daha kısa süre kalıp mümkün olduğunca çok yer görebilirsiniz. Biz ikinci seçeneği tercih ettik.  Bizim gibi gezmeye gözü doymayanlara yaptığımız rotayı yüzde yüz önerebilirim.  (Certaldo – Monte Carlo- Lucca – Pisa  – Livorno – Colle di v’elsa  – Pienza – Montepulciano  – Cortona – Siena – San Gimignano – Floransa )

Ancak Toskana’ya ilk kez görecek ve zamanı kısıtlı olanlara ise şu şehirlere / köylere mutlaka uğramalarını tavsiye ederim: Lucca, Siena, Floransa, San Gimignano, Pienza.

Bu genel girişten sonra gezdiğimiz yerlerin yazılarını da yakında paylaşacağım. Her zamanki gibi yemelere içmelere doyamadığımdan bu yazılarda da restaurant ve yeme içme önerileri ile karşınızda olacağım. Dualarınızı ayrıca alırım, eminim saatlerce yemek yemek için yer aramaktan sizi kurtardığım için bana sevgilerinizi göndereceksiniz. 🙂 Benim için bir numaralı kural, karnın açsa ya da kötü bir yemek yediysen o gün hiçbir dünya harikasının hakkını veremezsin arkadaşım! O zaman bir dahaki yazıda buluşuncaya kadar… Sevgiyle!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s